custom essayscustom essays

Çocuklar Anneleri Büyütür Röportaj « Tuğba Akbey İnan
Mavi D?nya
Pembe D?nya

Çocuklar Anneleri Büyütür Röportaj

Çocuk sesleri ne kadar iyi geliyor ruhuma… Hayat bu seslerle var, burada hayat var.

Yazar, Radyo Programcısı ve Eğitimci Tuğba Akbey İnan’ın “Çocuklar Anneleri Büyütür” ismini taşıdığı kitabı çocuk kitabı tutkunları için raflarda yerini aldı. Kendisiyle kitaplara, çocuklara, çocuk eğitimi kitaplarına dair söyleştik. Keyifli okumalar dileriz.

Öncelikle emeğinize sağlık böyle bir çalışma için. “Çocuklar Anneleri Büyütür” sizin ilk çocuk kitabınız. Bundan sonra sizden çocuk kitabı mı okuyacağız? Bizlere biraz kitabın hazırlanma sürecinden ve kendinizden söz eder misiniz?

Çok teşekkür ederim. Uzun zamandır medya sektöründe yer almış, tv ve radyo programları sunmuş, konuklar ağırlamış, cocukaile.net sitesinde yazılar yazmış biriyim. En sevdiğim şey soru sormak. Çocukken öğretmenlerime, babama, büyüdüğümde konuklarıma ve kendime sorduğum bir dolu soru oldu. Tüm rollerim bundan besleniyor.

Bu kitapta sorular soran bir annenin yazdığı yazılardan oluşuyor. Uzun zamandır çıktığım yolculukta çocuklarım, benim sorularımın cevaplarını kolaylaştıran öğretmenlerim oldu. O sebeple bu bir çocuk eğitimi kitabı değil, çocuktan eğitim kitabı diyebiliriz.

Kitabınızda insanı ve çocuğu iyi okumanın anlamını ve önemini vurguluyorsunuz. “Çocuklarla çocuklaşın.” diyen Peygamber Efendimiz’in (sav) hadisiyle birlikte “çocuk olmayı” bizlere yeniden hatırlatıyorsunuz. Anlattıklarınız çocukluğumuzda yaşadıklarımızla örtüşüyor. Kurgusallık neredeyse yok gibi. Bu, kitabınızın biz okurlara yansıyan tarafı mıdır, yoksa kurgudan da nemalanıyor musunuz?

Çocukları yazarken nelerden esinleniyorsunuz?

 

Hayır kurgu hiç yok yazdıklarımda. Okuduklarımdan, gözlemlediklerimden ve çocuklarımla yaşadıklarımdan sonra ortaya çıkanlarla, kendisine aslında nasıl hatırlanmak isteyen bir anneyim ve neden Gülru ve Nur’un annesi oldum sorularının peşine düşmüş birinin yazdıkları kitaptakiler. Kendi çocukluğumu değil, çocuk olmayı unutmamaya çalışıyorum. Çünkü aslında bu toplumun çocukluğunu değil, çocuk olmanın coşkusunu unuttuğunu düşünüyorum. Çocuklara yapılan haksızlık da bundan kaynaklanıyor bence. Pek çok kimse ne kadar uslu ve sorunsuz bir çocukluk geçirdiğine inanıyor. Hâlbuki bu mümkün değil.

Esinlenmek değil de çocuk ve yetişkin dünyasının çelişkilerinden besleniyorum demek daha doğru olur sanırım sorunuza yanıt olarak. Ben ne öğrendim sorusunu sorunca insan, kendindeki çelişkileri de hislerini de daha net görebiliyor.

Tuğba Hanım, sizi yakından tanıdığım için gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Kızlarınızla aranızda mükemmel bir anne-kız ilişkisi var. Anneliğin gücünü ve büyüsünü verdiğiniz seminerlerinizle, yazdığınız yazılarınızla birlikte de bizlere yakından hissettiriyorsunuz. Annelik… Neden bu kadar cazip sizce? Kitabınızın isminin oluşumundan da bahseder misiniz? Neden “Çocuklar Anneleri Büyütür?”

Estağfirullah öncelikle. Mükemmellik kavramının altında pek çok anne eziliyor zaten. Ben de söylediklerim ve yaptıklarımla buna katkıda bulunmak istemem. İyi bir iletişimimiz olsun diye özen gösteriyorum. Diğer insanlarla kurduğum gibi bir ilişki olsun, ben onların en çok güvendikleri olayım isterim.

Annelik cazip midir çok emin değilim. Son dönemde sosyal medya da bir sektör de olması hasebiyle öyle gözüküyor olabilir ama pek çok anne, yazılanlardan, uzmanların söylediğinden, diğer rollerinin ağırlığından oldukça yorgun. Bu sebeple kitabımı okuyanların, sizinle sohbet ediyor gibi okudum ya da kendimi yargılanmış hissetmedim yorumlarını önemsiyorum. Amacım tam da bu çünkü.

Kitabımın isminin Çocuklar Anneleri Büyütür olmasının sebebi de aslında hem çocuklarla gerçekten büyüyor olmamız hem de kalbimizin yüzölçümünün büyüyor olması aslında. Ben şimdilik iki çocuk sığdırdım kalbime ama on çocuk da sığar ve hiç biri benim yerim az demez.

Bir de kitabın ismiyle ilgili altını çizmek istediğim bir şey var. Genelde, anneliğe dair kitap yazanlara, “Siz hiç mi kızmıyorsunuz, bağırmıyorsunuz?” gibi sorular sorulur. Kitabın ismi çocuklar anneleri melekleştirir değil ki. Büyümek neyi gerektiriyorsa onu yapmalı ebeveynler. Hata yaptığında özür dilemekse büyümek, bunu yapmalı. Kriz anında kontrolü kaybetmemekse bunu yapmalı. Gözden kaçan bu olunca, melek ve şeytan anne algısı arasında gidip geliyor annelik algısı ne yazık ki…

Tuğba Akbey İnan, Gülrû, Nur ve çocukluğunuz desem?..

Ben hem kendi hikâyemi yazıyorum, hem de inşallah yirmi otuz yıl sonraya ortaya çıkacak hikâyelerin yazılmasına eşlik ediyorum. Bu şimdiki zamana sıkıştırılmayacak kadar önemli bir sorumluluk.

Birinin eşi, annesi, babası, gelini, damadı, öğretmeni, doktoru olacak bireylerin hikâyesine ortaklık ediyorsun ve bundan sorumlusun ama odasını dağıttığı, ders çalışmadığı, kardeşiyle anlaşamadığı ya da oyuncağını paylaşmadığı ile ilgileniyorsun sadece… Bunun çocuklara yapılmış haksızlık olduğunu düşünüyorum.

Kitabımda da yazdım, çocukluğumuzla çocuklarımızı el ele tutuşturup yürümek gibi annelik. Çünkü onlara bir şey dediğimde, hüzünlendiklerinde, gözlerinde onların yaşındaki Tuğba’yı görüyorum ben. Ne hissettiklerini anlamam kolay oluyor bu sebeple. Ama bunu his anlamında söylediğimin altını çizeyim. Yoksa Gülru da Nur da kendi hikâyesini yazarken, müdahale ettiğim bir yer varsa itiraz ediyorlar. İkisi de birbirinden çok farklı ve ben bunun tadını çıkarmaya çalışıyorum.

Ülkemizde Mevlana İdris, Mustafa Ruhi Şirin, Bestami Yazgan, Tevfik Fikret, Ziya Osman Saba, Cahit Zarifoğlu gibi kıdemli çocuk yazarları olması rağmen çocuk edebiyatının sesi kısık çıkıyor. Türkiye’de Çocuk Edebiyatı’nı teşvik etmek, canlandırmak için ne yapmak gerekir? Çocuk kitapları yazmak işe yarıyor mu yoksa onlar da aşırı ideolojik mi?

Çocuk edebiyatı, okuru olarak içinde olduğum bir alan. Çok severim çocuk kitapları okumayı. Ben bu sebeple yetişkinlerin, salt çocuk edebiyatı kitapları yazarak değil, bizzat okuru olarak bu alana katkı sunacaklarını düşünüyorum. Çocuklar elimizde, kaliteli kitaplar gördükçe bu saydığınız isimlerle tanışacaktır.

Çocuklara yönelik yakın zamanlı projeleriniz var mıdır? Varsa kısaca bahsedebilirseniz ziyadesi ile memnun oluruz.

Bir arkadaşımla birlikte masal yazma projemiz var. Henüz çok yeni bir proje ama ikimizi de heyecanlandırdığına göre güzel olur inşallah diye dua ediyorum.

Anneler ve anne adayları çocuk yetiştirirken şunlara dikkat etmeli dediğiniz şeyler var mıdır?

Öğrendikleri bilgileri ne zaman kullanacaklarına karar vermeliler bence öncelikle. Çünkü bizim toplumumuzda, çocuk terbiyesine ilişkin tüm bilgiler, sakin ve sükûnetli zamanlarda kullanılıyor. Hâlbuki krizleri nasıl yönettiğimiz, problemi nasıl çözdüğümüz bizi olmak istediğimiz anne kılan. Diğer türlü her problemde ne yapacağını bilmeyen, öğrendiği her şey kafasında karmakarışık bir yer edinen anne ve babalara dönüyorlar.

Çocuklara kitap sevgisini aşılamak için neler yapılmalıdır?

Bunun cevabı yıllardır veriliyor. Anne ve baba kendinde olmayan değeri çocuğa veremiyor diye. Ben asıl kitaplarla arası iyi olmayan yetişkinler için neler yapılması gerektiğine ilişkin kafa yormaya çalışıyorum.

Hatta diyorum ki, çocuk kitapları okumaya başlayın. Bazen problemi en başa dönerek çözmek mümkün olur. Yetişkin kitapları ruhunuzu sıktığı için okuyamıyorsunuz muhtemel. Çocuk kitapları vesilesiyle, kitaplarla barışın, sonrası gelir Allah’ın izniyle.

Velhasıl, çocuklar okuyor, mühim olan yetişkinler.

Sizce bir çocuk kitabı hangi özellikleri taşımalıdır? “Bu çocuk kitabı da şu nedenle mutlaka okunmalıdır.” dediğiniz ve istifa etmemizi istediğiniz çocuk kitapları var mı?

Ahlaki zafiyetler taşımasın isterim. Hayatın içinde her şey var, kitapta niye olmasın kolaycılığı olmasın. O sebeple eleştirel okumak belki de çocuğa verilecek zenginliklerden biri olur.

Ben Özkan Öze, Tarık Uslu, Zeynep Cemali, Cahit Zarifoğlu, Ahmet Ay, Halenur Gürbüz ve Ayşe Sevim kitaplarıyla çocuklar tanışırsa mutlu olurum. Vesile olursam daha da mutlu olurum.

Bu güzel söyleşi için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim

Merve Yüksel – 28.09.2016

www.kitaphaber.com

Yorum yapın